aytug akdogan 1. ödüllü seo yarışması ve yurtta barış dünyada barış

aytug akdogan 1. ödüllü seo yarışması ve yurtta barış dünyada barış

“Yurtta Barış, Dünya’da Barış”

Bir söz var. Kim söylemiş? Ata’mız, ulusumuzun Yüce önderi, varoluşumuzun sebebi; Atatürk’ümüz söylemiş yıllar önce. Bazı çekemeyenler onun için, “kavgacı, onun için tek hedef savaşmak” demiş. Hayır! Hayır, yok böyle bir şey. O, yıllar öncesi uğruna canını vereceği vatanını “kurtarmak, it sürülerini toprağından def etmek” için amansız bir savaş vermemiş miydi? Bunu barışı sağlamak için yapmamış mıydı? Sonra ne oldu? Bugün arkasından atıp tutanlar, mirasına saygı duymayanlar, o’na hakaret edebilecek kadar kin güdenler için öyle bir laf söyledi ki; “Yurtta barış, dünya’da barış!” dedi. “Savaş hiç bir şeyin çözümü değildir!” dedi üstüne basa basa…

Bugün o’nu düşündüğümde, aklıma yaşamış olacağını düşündüğüm şeyler geliyor. Ulan diyorum, ulan biz  neden onu mirasını har vurup, harman savuruyoruz? Neden hala o’na kin güdenler var içimizde? Neden bağıra bağıra “Atatürk’ü sevmiyorum!” diyenler var içimizde? Neden ulan! Neden!

Bu ülkenin aklı başında, her zaman ileriyi düşünen gençleri olarak izindeyiz Ata’m! Bu ülke sahipsiz değil! Bu ülke bize emanet…

Keşke seni tanıyabilsek, görebilseydik… Olmadı. Olmadı ama en azından o veciz sözlerinle hafızalarımızda hala… “Yurtta barış, dünya’da barış” sözün, “Ne mutlu Türk’üm diyene!” diye haykırış kulaklarımızda hala. Sen rahat ol Ata’m, izindeyiz! Baş koyduğumuz yoldan dönmeyeceğiz! Ne zaman ki bu ülke senin istediğin, görmek istediğin yerlere gelecek; işte o zaman bizde sana olan borcumuzu ödeyeceğiz.

Seni seviyoruz.

Temmuz 31, 2008 Yazan: ikfan | SEO Günlüğü | , , , , , , , , | Henüz Yorum Yok

Süper Loto rekora konuşuyor

7 haftadır 6 bilenin çıkmadığı Süper Loto rekora konuşuyor. Geçen hafta yapılan çekilişte de 6 bilen çıkmadığından devreden ikramiye miktarı 9 Milyon YTL’yi aştı. Süper Loto’nun bu hafta yapılacak çekilişinde ise 6 bilenin çıkması durumunda toplamda 13 Milyon YTL civarında ikramiye dağıtılacağı söyleniyor.

Geçen hafta 13, 26, 28, 45, 46, 49 rakamlarını bilen çıkmayınca 9 milyon 102 bin 30 YTL devretti. 5 bilen 107 kişi 4.935,85 YTL, 4 bilen 6.881 kişi 83,25 YTL, 3 bilen 145.322 kişi ise 6,40 YTL kazandı.

Geçen hafta amcamla birlikte dükkanda oturuyoruz. “Oğlum, bak bakalım köşeyi dönmüş müyüz?” diyor. Kuponu elime alıyorum ve numaraları teker teker kontrol ediyorum. İnce ince detaylara bakılarak hazırlanmış 4 kupondan sadece birinde 2 tane rakamın tutması yüzümde bir tebessüme neden oluyor. :)

Meraklıları için Süper Loto’da en çok çıkan ve en az çıkan numaralar;

Süper Loto’da en çok çıkan rakamlar:

37 (9 kez), 35 (9 kez), 30 (9 kez), 46 (8 kez), 31 (8 kez), 9 (7 kez), 39 (7 kez), 32 (7 kez), 12 (7 kez)

Süper Loto’da en az çıkan rakamlar:

38 (hiç çıkmadı), 5 (1 kez), 6 (1 kez),  4 (1 kez),  34 (1 kez),  25 (1 kez),  3 (1 kez), 52 (2 kez), 33 (2 kez), 41 (2 kez)

Şansınız her daim bol olsun. ;)

Temmuz 29, 2008 Yazan: ikfan | SEO Günlüğü | , , , , , | Henüz Yorum Yok

Değişim başlıyor…

Bazı şeyleri değiştirmenin vakti geldi de geçiyor. Arkamda bıraktığım 1.5-2 aylık süreçte hak etmediğimden fazla üzüldüm ve yıprandım. Öyle ki çevremdeki insanları da yıprattım ve üzdüm. Şimdi ise geriye dönüp bakmak bile istemiyorum. Artık eski “ben” olmanın vaktidir.

Hayat… Hayat bana acı bir tecrübe daha yaşattı. Kişilere güvenmemem gerektiğini, kafamda sürekli “acaba” kelimesinin dolaşması gerektiğini hatırlattı. Yeter artık, üzülmenin de bir sınırı var. Şu an kafamı dağıtabilmek amacıyla küçük bir tatil yapıyorum. Yazılarımın sıklığı biraz daha azalacak, belki bir süre yazmayacağım. Belki de uzun bir süre “nefret” konusunu işleyeceğim.

Ben hiç bir zaman iyi bir insan olmadım. Bunu da iddia etmedim. Aileme, çevreme, arkadaşlarıma ve tanıdığım insanlara fayda edecek hiç bir şey yapmadım. Bunun için de herhangi bir çaba harcamayı düşünmüyorum. Beni seven bu halimle sevsin, sevmeyen …. olup gitsin.

Dedim ya değişim başlıyor. Benim bir hedefim var. Hedefim; “Aytuğ Akdoğan Ödüllü 1. SEO Yarışması”nda “aytug akdogan ödüllü 1. seo yarışması ve yurtta barış dünyada barış” kelimesinde Google’da birinci sıraya oturmak.

Değişim başlıyor… Ben değişmeye başlıyorum, eski günlerime dönmeye çalışıyorum. Umarım önümdeki zamanı iyi değerlendirir, hedeflerime ulaşır ve hak ettiğim mutluluğa ulaşırım. Aşk ve sevgi mi? Aman bana uzak dursunlar… Bir süre için bu iki duyguyu yaşamak istemiyorum, aşk ve sevgi yok çalışmak var…

Haydi bakalım, her şey gönlümüzce olsun…

Temmuz 29, 2008 Yazan: ikfan | SEO Günlüğü | , , , , , , , , | Henüz Yorum Yok

Senden nefret ediyorum!

Sana hiç bir şey demiyorum! Allah seni bildiği gibi yapsın! Tek dileğim benden beter olman! Benim çektiğim acıların en azından yarısını çekmen! Sen ne kadar yalancı, aşağılık ve pislik bir insanmışsın! Pardon! Sana insan sıfatı verdim! Sana insan dedim, insanlara ayıp ettim! Sen insan bile değilsin! Sen hiç bir şey değilsin! Sen sadece kan emici, hayat karartıcı, kendinden başka kimseyi düşünmeyen aşağılık bir pisliksin! Sen insan olamazsın! Sana insan demeye utanıyorum!

Belki ben karşında küçüldüm, senin gibi bir pisliğin yanında acınacak hale geldim ama inan sen benim küçüldüğümden çok daha küçüldün, çok daha acınacak hale geldin! Ben sana güvendim ulan! Bu sikilmiş dünyada sıkılmış ruhum, senin yanında huzur buldu! En büyük aptallığı yaptım! En büyük salaklığı yaptım sana güvenerek! Hayatımı sana adadım lan ben! Sen ne yaptın? Sen ne yaptın lan? Söyleyebilecek bir şeyin var mı? Yok! Yok ulan işte yok! Kendinden nefret etmen gerekirken hala üzerime geliyorsun, hala haklı olmaya çalışıyorsun! Senin hakkın falan yok! Senin bu dünyada hiç bir şeye hakkın yok!

Bugün öyle bir umutla gitmiştim ki yanına… Ben mi yarın gel konuşalım dedim lan?! Ben mi 2 gün önce sana değer veriyorum, senin için endişeleniyorum dedim?! Seni hiç tanıyamamışım! Hani bana aslında sen beni tanımıyorsun, sen benim çektiğim acıları bilmiyorsun demiştin ya haklıymışsın ulan! Haklıymışsın, ben seni harbiden tanımıyormuşum! Harbiden bu kadar pislik bir yaratık olduğun için kendinden nefret edip acı çektiğini bilmiyormuşum! Ben çok temiz duygularla geldim lan yanına! Sen ne yaptın?! Sen yanında üç para etmez bir orospu çocuğunu getirdin! Sana sadece 20 dk yalnız konuşalım dedim! Sen ne yaptın?! Olmaz dedin! O zaman beni niye çağırdın lan! Neden bana gel yaşadıklarımızı sakin bir kafayla konuşalım dedin lan şerefsiz! Pardon! Özür dilerim! Şerefsiz sözcüğü insanlara söylenir! Yok yok! Hata yaptım, sana şerefsiz diyerek şerefsizlere haksızlık etmiş oluyorum!

Yaşadığımız her şey yalandı dedin! Ben aslında seni hiç sevmemiştin dedin! Ulan pislik o zaman neden benimle oynadın?! Buna da verecek bir cevabın vardı değil mi?! Sen çıktığına seni seviyorum demez misin dedin! Ulan hayvan! Ben çıktığıma yalandan da olsa seni seviyorum desem bile; ayrılsakta seni hep seveceğim, senden sonra hiç kimse olmayacak, bana verdiğin şeyleri ömrümün sonuna kadar saklayacağım, seni hiç unutmayacağım, unutamayacağımı sende biliyorsun demedim! Hiç bir çıktığımın annesine anne babasına baba demedim! Hiç bir çıktığıma son nefesimi yanında vereceğim demedim!

Sana bu satırları yazmaya değmez bile! Bugün gerçek yüzünü bana gösterdin! Sağol! Beni gerçeklerle tanıştırdığın için sağol! Ben karşında ağlarken, senin gözlerime bakıp gülmen senin ne denli bir insan olduğunu gösterdi! Sen benim için öldün ulan öldün! Sen artık hiç bir şeysin, sen artık hafızamda şerefsiz, ahlaksız, rezil bir insan müsvettesi olarak kalacaksın!

Sana hakkımı helal etmiyorum ulan! Varsa hakkım haram zıkkım olsun, var olduğunu biliyorum! İnşallah ömrünün sonuna kadar vicdan azabı çekersin! İnşallah gözünü her kapadığında bana yaptığın çirkinlikler gelir aklına! İnşallah bir gün aklına gelirim kendinden nefret edersin! Çünkü ben senden nefret ediyorum! Nefret ediyorum ulan!

Nefret ediyorum!

Temmuz 28, 2008 Yazan: ikfan | SEO Günlüğü | , , , , | Henüz Yorum Yok

Championship Manager (CM) 03-04

Bu oyunu kelimelerle anlatamam herhalde. Daha önceki yazılarımın birinde bilgisayarımda oyun bulundurmadığımı söylemiştim. Kesinlikle, doğrudur. Ancak seneler öncesi oynadığım ve halen arşivimde sakladığım bir oyun var; Championship Manager (CM) 03-04.

Championship Manager 03-04, benim için menajerlik oyunlarının en iyisidir. Bunu kimseyle tartışmam dahi. CM 03-04′teki gerçeklik, bu versiyondan sonra yapılan menajerlik oyunlarına maalesef yansıtılamamıştır.

Bundan yaklaşık 2 sene önce bu oyunu oynadığımı hatırlıyorum. Kendimi kulübede oturuyormuş gibi hissediyordum. Gol olduğunda seviniyor, yaptığım transfer takıma ayak uyduramadığında üzülüyordum. Bir oyunucuyu alabilmek için milyon dolarlardan vazgeçiyor, alamayınca ise hileye başvuruyordum. :D

Kısaca ben bu oyunu oynarken, iyi vakit geçiriyor ve zevk alıyordum. Oyunun favori genç yetenekleri ise şunlardı; Carlos Diogo, İsmael Iniguez, Cafercan Aksu, İrfan Başaran, Leonardo Pisculichi, Morten Gams Pedersen, Jan Kristiansen, Kim Kallström.

Bu oyunu çoğu CD satışı yapan yerde bulmanız zor. CM 03-04′ü bulabilmek için yaşadığım şehirde 30-40 tane dükkana gittiğimi hatırlıyorum. Fazla konuşmak istemiyorum. Hemen alın bir CM 03-04 ve diğer menajerlik oyunlarını boşa oynadığınızı hatırlayın.

Bol CM’li günler. ;)

Temmuz 27, 2008 Yazan: ikfan | SEO Günlüğü | , , , , , , | Henüz Yorum Yok

Yapma be Google, yapma!

Ah be Google yakıştı mı sana? Ben sana kızabilir miyim? Kızamam. Neden be Google? Neden biliyor musun? Sen benim canımsın, Internet’e girme amacım ve biricik kurtarımsın. Hiç düşünmedin mi ben sensiz ne yaparım? Yahoo’ya git diyeceksin… Olmaz be Google, olmaz… Senden sonra kimse olmaz, hele Yahoo! hiç olmaz!

Hiç mi düşünmedin beni? Yarışmadaki pozisyonumu neden bir anda alt üst ediverdin ki? Benim amacım, “aytug akdogan ödüllü 1. seo yarışması ve yurtta barış dünyada barış” kelimesinde birinci sayfadaki yerimi korumaktı. Sen ne yaptın? Bir rüzgarınla savurdun beni 9. sayfana… Yakışmadı sana be Google! Bunu sende biliyorsun, yakışmadı…

Bana söz vermiştin, birinci sayfadaki yerin garanti demiştin. SEO yarışmasını sen kazanacaksın, dert etmene dahi gerek yok demiştin. Ya şimdi? Şimdi ne yapmaya çalışıyorsun Google? Sakın sana kızdığımı sanma. Sen benim canımsın, hatta ve hatta yaşama sebebimsin!

Hadi göster büyüklüğü, al beni gönlünün birinci sayfasının, birinci sırasına… Çok mu şey istiyorum yahu? Bunu yapabilirsin. Valla bak, yine eski günlerdeki gibi çok mu olacağız. İnan bana, güven olur mu? :D

Temmuz 27, 2008 Yazan: ikfan | SEO Günlüğü | , , , , , | 1 Yorum

Mutluyum, mutlusun, mutlu…

Sözlerime nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Aradan geçen 3 gün içerisinde yarışma heyecanını ve blog’umu o kadar özledim ki, özlemim kelimelerle sınırlandırılamaz… Peki ne oldu lan bu 3 gün içerisinde? Neler yaşadım? Neler oldu, neler bitti ve neler başladı… Ufak ufak anlatmaya başlayalım.

Öncelikle çok yoğun bir şekilde çalışmalarımı sürdürdüm, hem reel dünyada hemde Internet dünyasındaki işlerim iyi – kötü bir şekilde ilerlyor. Bu süre içerisinde bir çok şeyi düşündüm, bir çok karar aldım. Hiç bir zaman olmadığı gibi yine kendimi karamsarlığın içine sürükledim. Canımı sıktım, lafın esası kendimi yiyip bitirdim.

Dün akşam arkadaşlarımla parkta oturmuş sohbet ederken telefonuma bakma fikri gelmişti aklıma. Elimi cebime attım, telefonumu çıkardım… Mesaj gelmişti, mesaj o’ndandı. Aceleyle açtım ve mesajı okumayı başladım. Başta yazdıklarının önemi yoktu, ben sadece mesajın sonunu okudum. “Kimseyle çıkmıyorum!” diyordu. Yüreğimde öylesine bir duygu oluşmuştu ki, sanırım ben hayatım boyunca o anı bir daha yaşayamayacağım.

Sonrasında mesajlaşmaya devam ettik. Beni unutamadığını, benden sonra çok kötü günler yaşadığını itiraf etti. Heyecanım giderek artıyordu. O’na tek bir soru sordum.  “Beni sevmiyor musun” dedim. Cevabı “hayır” oldu. Bazı şeyleri konuşmamız gerektiğini söyledim. O da bunları sakin kafayla konuşmamız gerektiğini söyledi. Pazartesi günü saat 14:00′da o’nun yanında olacağım. O’na o olmadan günlerin geçmediğini, yaşadığım sıkıntıları, içinde bulunduğum durumları anlatacağım. Umuyorum ki o da bana hak verecek. Ben inanıyorum ki, her şey çok güzel olacak…

Sizlerden tek isteğim benim için dua etmeniz. Yarın Allah’ın izniyle bitmeye yüz tutmuş bir ilişkiyi küllerinden yeniden doğurmak için elimden gelenin çok çok fazlasını yapacağım.

Mutluyum ulan! 1 aydır hiç bu kadar mutlu olmamıştım, hiç bir bu kadar umut dolu olmamıştım. Yarını bekliyorum, yarın her şey çok güzel olacak. Yarını bekliyorum, sizde yarını bekleyin…

Temmuz 27, 2008 Yazan: ikfan | SEO Günlüğü | , , , , | Henüz Yorum Yok

Arsenikli suyumuz kesildi! Müjdeler olsun!

Aralıksız 7 saat boyunca karşısından ayrılmadığım bilgisayarıma kısa bir ara veriyorum. Banyoya doğru ilerliyorum, lambayı yakıyorum. Musluğu çeviriyorum o da ne? Arsenikli suyumuz kesilmiş! İçmediğimiz, içemediğimiz arsenikli suyumuz kesilmiş. Şimdi ben yüzümü yıkayamayacak mıyım yani? Nasıl olurda Ankara gibi bir metropolde sular 3 gün süreyle kesilir? Kimse bana “küresel ısınma, barajlardaki doluluk oranlarının azalması” bahaneleriyle gelmesin. Boş laflara karnımız öylesine doldu ki…

ÖDTÜ’yü yıkacağım diye tabir-i caize “yırtınan” İ. Melih Gökçek beyefendi hazretleri; bırakın yıkıcı olmayı da, yapıcı olmaya çalışın. Kızılırmak’ın “arsenikli” suyunu “için!” dediniz içeremediniz. Şimdi de “içmezseniz keserim mi?” demeye çalışıyorsunuz?

Hata bizde, hata tamamiyle bizde. Bu insanları başımıza getirmeye devam ettikçe, arsenikli su da içmek zorunda bırakılırız, arsenikli suyu içemeyecek kadar zor durumda da kalırız.

Bakalım, bu fiyasko kaç gün sürecek?

Temmuz 25, 2008 Yazan: ikfan | SEO Günlüğü | , , , , , , , | Henüz Yorum Yok

Ben nasıl biriyim ulan?

Ben nasıl biriyim ulan? Neyim, ne değilim? Ne yapmaktan hoşlanırım? Neler yapmak canımı sıkar? Bunları merak etmiyorsunuz, biliyorum ama Google’da “aytug akdogan ödüllü 1. seo yarışması ve yurtta barış dünyada barış” keiimesinde durumumuzu korumak ve derecemizi geliştirmek amacıyla yazma gereği hissettim. Şöyle bir bakalım, ben nasıl biriymişim?

* Uyumayı sevmeyen, günde bazen 3-4 saat uyuyan bazense o kadar bile uyumayan biriyim.

* TV izlemeyi sevmem aslında. Tek bir dizi haricinde, TV’de izleyecek pek bişeyim yoktur.

* Ara  sıra iyi espriler yaptığım görülür. Bazense espri yapayım derken herşeyi batırıveririm.

* Sinirliyimdir, sinirlerime hakim olamadığım anlarda karşımdakinin kim olduğunun önemi yoktur.

* Çabuk sıkılırım, çabuk umutsuzluğa kapılırım. Bir işi beceremeyince “oyuncağı elinden alınmış çocuklara” benzerim.

* Favori içeceğim Su’dur. Kola, Fanta, Gazoz ya da Meyve Suyu içmekten hoşlanmam.

* Yemek seçerim, yediğim yemek sayısı bir elin 5 parmağını geçmez.

* İnsanları ilk görünüşlerine göre değerlendiririm. Benim için önemli olan ilk görünüşdür.

* Şımarığımdır, şımartılmaya bayılırım.

* Beceriksizimdir, başladığım bir işi sonlandırdığım nadir görülür.

* Çabuk kanarım, çabuk kandırılabilirim. Açıkcası bu konu da safımdır…

* Yeri geldiğinde yalan da söylerim ama sevdiğim insanlara yalan söylemem imkansızdır.

* Hayaller kurarım, bazen hayallerimi gerçekleştirebilmek için kendime söz veririm.

* Verdiğim sözlerin hepsini tutarım. Benim için laf ağızdan bir kere çıkar.

* Aldığım kararlarının arkadasında dururum. Doğru ya da yanlış olması kararımı değiştirmeye yetmez.

* Çoğu zaman yüzüm asık gezerim, çabuk mutlu olabilenlerden değilimdir.

* MSN Messenger, Google Talk, mIRC, ICQ, Paltalk gibi anında mesajlaşma yazılımlarını kullanmayı sevmem.

* Bilgisayarımda tek bir oyun dahi bulundurmam, oyun oynamayı sevmem.

* İnatçıyımdır, inadım tutarsa ne yapacağımı ben bile tahmin edemem.

* Ve ben… Ben sevdim mi tam severim. İnandığım değerlerden vazgeçmem neredeyse imkansızdır. O’ndan bu yüzden vazgeçemiyorum sanırım.

İşte ben böyle biriyim. Sizde bir gün başınızı yastığınıza koyduğunuzda düşünün. Sorun kendinize çekinmeden, “Ben nasıl biriyim ulan?” deyin. İnanın, sizde benim gibi kötü yönlerinizin yanında iyi yönlendirinizin olduğunu da göreceksiniz ve kendinizi mutlu hissedeceksiniz. Hadi, bu bir deneyin bakalım…

Temmuz 25, 2008 Yazan: ikfan | SEO Günlüğü | , , , , , , | Henüz Yorum Yok

Türk olmak…

Türk olmak; Otobüslerdeki “Kapıya Yaslanmayın” yazısındaki “P”yi “R” olarak değiştirmektir.
Türk olmak; Sigarayı kulağının arkasına koymaktır.
Türk olmak; Uyarı levhalarına rağmen metrodaki kaloriferlere ayaklarını uzatmaktır.
Türk olmak; Okuduğu kitabın önsözünü atlamaktır.
Türk olmak; Topluluğa küfür edip, teker teker gelin diyebilmektir.
Türk olmak; Sahilde yürüyen ecnebi hatunlara yan gözle bakmaktır.
Türk olmak; Adamlar yapıyor deyip, kahvede Okey oynarken taş çalmaktır.
Türk olmak; Kitap okumamak için filmin çıkmasını bekleyip, film çıkıncada korsanını izlemektir.
Türk olmak; Döner ile ayranı aynı anda bitirebilmektir.
Türk olmak; Kırmızı Patates çuvalından banyo lifi yapabilmektir.
Türk olmak; Sık sık gösterişli cep telefonunu çıkarıp saate bakmaktır.
Türk olmak; mIRC’e bayan nicki ile girip erkekleri kandırmaktır.
Türk olmak; Gaz kaçağı olup olmadığını çakmakla kontrol etmektir.
Türk olmak; Kurumamış çimentoya ismini yazarak kendinden bir iz bırakmaktır.
Türk olmak; Yol kenarındaki yeşillik alana geçip piknik yapmaktır.
Türk olmak; Google’da kendi adını, soyadını aramaktır.
Türk olmak; İngilizce biliyor musun sorusuna “Anlıyorum ama konuşamıyorum” demektir.

Temmuz 25, 2008 Yazan: ikfan | SEO Günlüğü | , , , , , | 2 Yorum